Bünyesinde OYAK Çimento’yu da bulunduran TCC Group Holding’in iştiraki CIMPOR Global ile FIZIX güçlerini birleştirdi. Hayata geçirilen yeni proje kapsamında, 10 ülkedeki 25 endüstriyel tesisinin makine sağlığı küresel ölçekte izlenerek arızalar daha gerçekleşmeden tespit edilebilecek. FIZIX iş birliği CIMPOR-OYAK Çimento’nun yalnızca Türkiye ve küresel pazardaki operasyonları için değil, çimento sektörü başta olmak üzere farklı sektörlerdeki paydaşlar açısından da yeni bir dönemin başlangıcını simgelediği belirtildi.
Makine hasarlarını ve durmaya bağlı iş gücü ve enerji kayıplarını yüksek oranda azaltacak proje ile verimsizlik ve emisyon artışının önüne geçilecek. Üretim sürekliliği sayesinde yüksek ve düzenli kalite koşullarında çok daha az enerji tüketilerek, daha çevreci yapı malzemeleri benzer performansa sahip ürünlere kıyasla daha düşük karbon ayak izi ile üretilebilecek. Proje kapsamındaki en önemli katkılarından biri de acil ve riskli bakım ve onarım müdahalelerin azalması ve ön tespitleri yapılmış hazırlıklara dayanması nedeniyle İş Sağlığı ve Güvenliği alanında sağlanacak.
Test aşaması 2 yıl sürdü
İş birliğine ilişkin konuşan CIMPOR-OYAK Çimento Grup CTO’su Berkan Fidan, “Akıllı cihazlar ve ileri yazılımların birlikteliğinden oluşan projenin hayata geçirilmesine, birçok farklı çözüm üzerinde 2 yıla yakın detaylı analiz ve uygulamalı test gerçekleştirdikten sonra karar verildi. Yaklaşık 5 yıllık geniş endüstriyel veri altyapımızı, analitik veri işleme kabiliyetlerimizi, bakım ve arıza kayıtları ile koruyucu bakım tecrübelerimizi bu proje kapsamında kullandık.
CIMPOR-OYAK Çimento ile ileri teknolojisiyle öne çıkan FİZİX’in güçlerini birleştirmesi, çimento üretimine yönelik yeni ve öncü yaklaşımları da beraberinde getirecek. Bu iş birliğinin hem yerel girişimlerin küresel ölçekte söz sahibi olmasına imkân tanıyacağına hem de sektöre taze bir bakış açısı kazandıracağına inanıyoruz” dedi.
Globalde lokal oyuncu olma hedefiyle yatırımlar sürecek
İş birliğini değerlendiren CIMPOR-OYAK Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Suat Çalbıyık ise “Türkiye’de ve küresel pazarlarda, çimento sektöründe dönüşümün öncüsü olma misyonumuzu sürdürüyoruz. Daha akıllı, daha yeşil, daha sürdürülebilir bir çimento sektörü yaratmak için yeni hedefler belirledik. Bu konudaki kararlılığımız; TCC’nin düşük karbonlu malzemeler, kaynak geri dönüşümü ve yeşil enerji alanlarındaki stratejik hedefleriyle ve sürdürülebilirlikte uluslararası standartlara uyum öncelikleriyle daha da pekişiyor.
Hedeflerimizi gerçekleştirmek için üç temel unsura inanıyoruz: İnovasyon, sürdürülebilirlik ve güçlü iş birlikleri. Bugün tanıttığımız Fizix projesi de bunun somut bir örneği. Artık sadece üretimi değil, üretimin geleceğini de tasarlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de karbon nötr üretim, çevre dostu inovasyonlar, dijitalleşme ile verimlilik artışı ve küresel ölçekte daha büyük bir etki yaratma hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Bakım maliyetini yıllık 1 milyon euro azaltacak
Toplantıda verilen bilgilere göre, çimento üretiminde, yıllık bazda en az 5 milyon euro seviyelerinde bir bakım odaklı gider söz konusu olabilecek. Tahmine dayalı makine sağlığı sistemleri verim ve kapsamına bağlı olarak yüzde 10-40 arasında fayda sağlanabilecek. Konservatif tarafta kalarak sadece yüzde 20’lik bir fayda, yıllık bazda tek bir fabrika için yaklaşık 1 milyon euro seviyelerinde bakım maliyet avantajı anlamına gelebilecek. Yine olası arızaların uzun duruşlara ve üretim kayıplarına sebebiyet vermemesi için en az 2 milyon euro seviyesinde kritik yedek stoğundan bahsetmek mümkün olabileceği belirtildi. Güvenilir bir arıza riski izlenebilirliği ile bu kritik stok maliyeti yüzde 50’ye kadar azaltılabileceği, bunun da fiili envanter olarak 1 milyon euro seviyesinde düşüş anlamına geleceği bilgisi verildi.
Yıllık üretim kapasitesi 9,5 milyon tona ulaştı
Çimento, klinker, hazır beton, agrega, harç ve kağıt torba üretiminde faaliyet gösteren CIMPOR’un, yaklaşık 9,5 milyon tonluk çimento üretim kapasitesine sahip olduğu, globalde lokal oyuncu olma yaklaşımıyla faailyet ve yatırımlarını da sürdürdüğü kaydedildi. CIMPOR’un, tedarik zincirini güçlendirirken, yeni pazar fırsatlarını keşfetmeye devam ettiği belirtildi.
3 kıta, 10 ülke 25 tesiste devreye alınacak
Yıllık 112 milyon ton çimento üretim kapasitesi ile dünyanın en büyük üçüncü üretici konumundaki TCC Group Holding bünyesinde faaliyet gösteren CIMPOR‘un 3 kıtada, toplamda 25 adet tesisinde uygulanacak olan projenin 10 bin 500 sensörden oluşan uygulama alanı, Türkiye’de 10 tesisin yanı sıra Portekiz’deki 5 ve Afrika’daki 5 çimento üretimi tesisi ile Avrupa başta olmak üzere diğer bölgelerde de bulunan 5 terminal operasyonunu kapsıyor.
2025 yılında gerçekleşecek montaj ve optimizasyon çalışmaları ile global ölçekte bir makine sağlığı izlenebilirliği sağlanacak ve ilk etapta 6 ayrı ülkede kullanıma alınacak. Projenin 2026 ve sonrasındaki süreçte, grubun Çin ve Tayvan operasyonlarına da aktarılması planlanıyor. Proje ile toplamda 14 ayrı ülkede makine sağlığı izlenebilirliği sağlanmış ve bulut tabanlı altyapısı sayesinde uzman kadroların uzaktan destek vereceği, analiz edebileceği ve optimizasyon sağlayacağı bir sistem oluşturulacak.
800 milyon euro kaynak ayrıldı
OYAK Çimento, global ölçekli entegrasyona sahip yenilikçi yatırımlar, özel projeler, daha çevreci yapı malzemeleri, yenilenebilir enerji ve Ar-Ge ile inovasyona dayalı çözümler için CIMPOR Global olarak son 5 yıllık dönemde yaklaşık 800 milyon euro kaynak ayırdığını duyurdu. Önümüzdeki dönemde de endüstriyel dijitalleşme, yeşil enerjiye geçiş, dekarbonizasyon ile düşük karbonlu yeni nesil proses ve ürünler üzerine Ar&Ge ve inovasyon yatırımlarına yıllık karlılığın yaklaşık yüzde 35’i oranında kaynak ayrılması planlanıyor.
Uzaktan analiz edilebilecek
İşbirliği kapsamında, yeni nesil teknolojik çözüm, akıllı cihazlar ve ileri yazımlıların birlikteliğinden oluşuyor. Proje, Türkiye’de 10, Portekiz’de 5, İngiltere’de 1, Fransa’da 1, Romanya’da 1, KKTC’de 1, Cape Verde’de 2, Batı Afrika’da Fildişi, Kamerun ve Gana olmak üzere 3 ayrı ülkedeki 3 tesisi kapsıyor. Projenin 2026 ve sonrasındaki süreçte 14 ayrı ülkede makine sağlığı izlenebilirliği sağlanacak ve bulut tabanlı altyapısı ile uzman kadroların uzaktan destek vereceği, analiz edebileceği bir sistem oluşturulacak.