Geçen sene gerçekleştirdiği 30,8 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kimya sektörü, Türkiye’nin en fazla ihracat gerçekleştiren sektörleri arasında ikinci sırada yer aldı.
“Düşük tarife oranı rekabette avantaj yaratabilir”
2024’te kimya sektöründe en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülke arasında ABD’nin yükselişi dikkat çekerken, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, Trump tarifelerinin Türkiye’ye avantaj olarak geri dönebileceğini belirtti.
Pelister, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı ABD’nin diğer ülkelere karşılıklı olarak uygulayacağı yeni gümrük tarifelerinde Türkiye’nin yüzde 10 olan asgari tarife oranı kapsamında yer aldığını ifade ederek, “Diğer ülkelerin tarife oranlarına göre bizim en düşük dilimde yer almamız avantaj olarak görülebilir. Trump’ın tarifeleriyle Türk kimya sektörü ABD pazarında daha rekabetçi hale gelebilir” dedi.
Çin’in de misilleme olarak 10 Nisan’dan itibaren ABD mallarına yüzde 34 ek gümrük vergisi uygulayacağını da dile getiren Pelister, “Bununla birlikte Avrupa Birliği ve diğer ülkelerin karşılıklı gümrük tarife misillemesi yapması, küresel enflasyon atağına ve küresel büyümenin yavaşlamasına sebep olabilir. Süreci yakından takip ediyoruz” açıklamasını yaptı.
Dolar ve Euro beklentisi…
Pelister, orta ve uzun vadede doların değerinin aşağıya düşmesinin yanı sıra Euro’nun yukarı çıkmasının beklenebileceğine işaret ederek, “Bu durum bizim en çok kimya ihracatı yaptığımız AB ile ticaretimizde parite farkından dolayı olumlu etki yaratabilir. AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisinin sağlanması ayrıca yeni Serbest Ticaret Anlaşmaları yapılması mümkün olursa sektörümüz ve ülkemiz açısından olumlu olacaktır” diye konuştu.
ABD ihracatında Çin’le rekabet yeniden şekillenecek
Türkiye’nin yüzde 10’luk genel tarife kapsamında yer alması dolayısıyla dünyanın genel tedarikçisi konumundaki Çin’e göre daha avantajlı hale gelebileceğine dikkati çeken Pelister, “Çin’e uygulanan yüksek vergi tarifesi sebebiyle Amerikan firmaları alternatif tedarik pazarı olarak ülkemize yönelebilirler. Bunun için rekabetçiliğimizin artması gerekiyor. Burada tabii ki yüksek teknolojili ve katma değerli ürün üretmek bu rekabetçilik için çok önemli. Fiyat rekabeti konusunda daha avantajlı hale gelebiliriz fakat esas Amerika’ya olan ihracatın artması ve değerlenmesi daha rekabetçi ürünler ile daha yüksek teknolojili ve katma değerli ürünler üretebilmekten geçiyor. Türkiye bu ürünlere olan yatırım iştahını eğer fazlalaştırırsa bizim ABD ile olan ticaret hacmimiz muhakkak daha da genişleyecektir.”