Bugün: Şubat 28, 2025
Şubat 28, 2025
5 dk. okuma

İzmir Ticaret Odası Başkanı Özgener: MB para siyasetlerinin desteklenmesi gerekiyor

Özlem Sarsın – İZMİR

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, şubat ayı meclis toplantısında üyelere seslendi. Özgener, 2023 Temmuz’undan bu yana uygulanan para politikasının, belirsizliği artan global ekonomik ortamda, makroekonomik kırılganlıkları azaltmak için önemli bir fırsat sunduğunu söyleyerek, “Son 1.5 yılda Merkez Bankası’nın başarı sağladığı alanlar arasında bilanço düzelmesi, rezerv artışı, açık pozisyonun azalması ve Kredi Korumalı Mevduat’ının önemli bir döviz kaybı olmadan eritilmesi öne çıkıyor” açıklamasında bulundu.

Özgener, “Ancak para politikasında sıkılaşmaya yönelik yeni adımlar atılmaması halinde, enflasyonun istenilen seviyeye inmesi için, piyasa fiyatlarındaki istikrarın sağlanması ve enflasyon beklentilerinin düşmeye devam etmesi gerekiyor” dedi.

“Dezenflasyon hızlanmalı”

Sadece para politikası odağında ilerlemenin, enflasyonu düşürmenin maliyetini her kesim için artırdığına da dikkat çeken Özgener, hem kur seviyesinin, hem de ekonomik aktivitenin hedeflenen seviyelerde seyretmediği bir ortamda, kısa zamanda yeniden dengeli bir pozisyona gelmek için, dezenflasyonun hızlanması gerektiğini belirtti.

Böylelikle, reel sektör ve hane halkları üzerindeki maliyetlerin daha kontrol edilebilir bir hal alacağını ifade eden Özgener, “Bu ayın başında, Merkez Bankası tarafından paylaşılan Enflasyon Raporu’nda ilk dikkat çeken nokta 2025 yıl sonu için enflasyon tahmininin yüzde 21’den yüzde 24’e yükseltilmesi oldu. Bu güncellemeyle birlikte, Merkez Bankası son altı ayda 2025 yıl sonu enflasyon tahminini toplamda 10 puan artırmış oldu. Merkez Bankası bu revizyonda ağırlıklı olarak para politikasının etki alanı dışındaki unsurların ağırlığı olduğunu belirtti. Buna bağlı olarak; geçen hafta açıklanan Piyasa Katılımcıları Anketi’nde enflasyon beklentileri de yükseldi. Katılımcıların cari yıl sonu TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 27,1 iken, bu anket döneminde yüzde 28,3 oldu” dedi.

“Şubat ayı enflasyonu kritik noktada”

Gerçekleştirilen son enflasyon raporu toplantısında, Merkez Bankası’nın faiz indirimine yönelik hala bir alana sahip olduğunu paylaştığına da değinen Özgener, “Ancak; Merkez Bankası’nın açıkladığı yüzde 33,27 olan son üç aylık enflasyon ortalamasının yıllıklandırılmış halini incelediğimizde, yüzde 45 olan mevcut politika faizi ile arasında bir farkın olduğunu görüyoruz. Bahsetmiş olduğumuz fark; Merkez Bankası’nın bu ayın başında öngördüğü gibi “enflasyon beklentilerinin hanehalkı ve reel sektörde düşmeye devam etmesi” ile birlikte okuduğumuzda, enflasyon beklentilerinde tutarlılığın önemini anlıyoruz. 12 ay sonrasının enflasyon beklentisi; hanehalkı için yüzde 58,82’den, yüzde 59,12’ye çıktı. Reel sektörün beklentisi ise yüzde 43,8’den yüzde 41,9’a düşerken, piyasa katılımcılarının öngörüsü yüzde 25,38’den yüzde 25,26’ya geriledi. Bu sonuçlardan hareketle; Şubat ayı enflasyon verilerinin, 3 aylık ortalama TÜFE enflasyonunun yıllıklandırılmış seviyesinin belirlenmesi noktasında kritik olacağını düşünüyoruz. Şubat ayı enflasyonu piyasaların tahmin ettiği gibi yüzde 4 civarında gelirse, bu veri yüzde 40 dolaylarına çıkacak” dedi.

“Politika faizini düşürmek olumsuz algılanabilir”

Bununla birlikte; yüzde 45 olan politika faizini düşürmek için ısrar edilmesinin, özellikle hane halkı enflasyon beklentileri yükselirken sıkı para politikasının ciddiyeti açısından olumsuz algılanacağı kanaatinde olduklarını vurgulayan Özgener, “Öte yandan, Ocak ayı enflasyonunu yükselten ve Şubat ayınınkini de etkilemesi beklenen kamuda sağlık katılım muayene paylarında yapılan artışın bir kısmının, geçen hafta sonu geri çekilmesinin, Şubat enflasyonunun tahminlerden daha düşük gelmesini sağlayacağını bekliyoruz. Şubat ayı enflasyonunun yüzde 4 yerine yüzde 3 gelmesi durumunda ise; yıllıklandırılmış verinin geçen ayki yüzde 33,27’yi aşarak yüzde 36 seviyesinde olması bekleniyor. Bu durumda; Merkez Bankası her şeye rağmen faiz indiriminin gerekli olduğunu değerlendiriyorsa, sağlık sektörü zammının geri alınmasının bir parça alan yaratabileceğini öngörüyoruz” dedi.

“Merkez Bankası faiz indirmeye devam edecek”

Ortaya çıkan sonucu, Merkez Bankası’nın faiz indirimi için sürekli değişen ve dar alana sıkışan verilere işaret etmesi olarak değerlendirdiklerini söyleyen Özgener, sağlık zammının geri alındığı da göz önünde bulundurulduğunda, Merkez Bankası’nın 6 Mart’ta faiz indirmeye devam edeceğine yönelik piyasa beklentisinin devam ettiğini kaydetti. Özgener, faiz oranında herhangi bir değişiklik yapılmaması ihtimalinin ise, beklenti dışı olarak algılanacağına ve fiyatlamaları etkileyeceğine işaret etti.

“İthalatın artması para politikaları için olumsuz”

Yapılan işlerden elde edilen gelirlerin kârlı olmadığını ve bu durumun birçok firmanın kapanma riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açtığını dile getiren Özgener, “Özellikle döviz kurunun enflasyondaki artışa göre düşük kalması nedeniyle ihracatta sıkıntılar yaşandığını ve 2025 yılında da girdi maliyetlerinin artmaya devam etmesinin iş süreçlerini giderek zorlaştıracağını, dolayısıyla küresel piyasalardaki rekabet gücümüzün azalacağını öngörüyoruz. Bu durumun iç pazarda ithalatın daha cazip hale gelmesine neden olacağı kanaatindeyiz. Son açıklanan dış ticaret rakamlarına göre, ülkemizde Ocak ayında genel ticaret sistemine göre ihracat yüzde 5,8, ithalat yüzde 9,6 arttı. İthalatın ihracata göre daha güçlü bir artış göstermesi doğrultusunda, 2024 Kasım’da 2,7 milyar dolar olan aylık cari açık, Aralık’ta 4,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu gelişmeyi; para politikaları açısından olumsuz bir sinyal olarak değerlendiriyoruz” Dedi.

Kredi faizlerinin yüksek seyretmesi nedeniyle firmaların nakit akışının zorlaştığını ve birçok işletmenin mevcut ürünleri zararına satma noktasına geldiğini vurgulayan Özgener, buna çözüm olarak, politika faizinin gerilemesine, ticari kredi oranlarının eşlik etmesi gerektiğini belirtti. Özgener, “Ayrıca, faiz yükselirken değişken faizli kısa vadeli kredi kullandırıp, faiz düşerken sabit faizli uzun vadeli kredi önerilmesini de doğru bulmadığımızın altını bir kez daha çizmek istiyorum” dedi.

Önceki

Philadelphia Fed Başkanı Harker: Politika faizi beklemede kalmalı

Sonraki

Microsoft Copilot, Windows 11’i Nasıl Bedava Kullanabileceğinizi Anlatıyor: Ama Siz Yine de Denemeyin!

Son gönderi Blog

Don't Miss

ECB tutanakları, üyelerin enflasyon kaygılarının devam ettiğini ortaya koydu

Avrupa Merkez Bankasının (ECB) Aralık 2024 para politikası toplantı tutanakları,

EBRD Türkiye için büyüme varsayımını açıkladı, ‘normalleşme’ uyarısı geldi

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), hazırladığı yeni raporunda Türkiye