Bugün: Nisan 3, 2025
Nisan 2, 2025
6 dk. okuma

DHL Express CEO’su John Pearson: Konuşmayı bıraktık aksiyona geçtik

Başak Nur GÖKÇAM – MEXICO CITY

Sürdürülebilirlik hedefleri, tüm sektörleri yeşillendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda kendi sektöründeki fosil yakıt kullanımını azaltmayı amaçlayanlardan biri de lojistik. Küresel karbon emisyon salımında yüzde 5’lik paya sahip olan lojistik sektörü de diğer bütün sektörler gibi 2030 yılına kadar kendi emisyonunu yüzde 50 oranında azaltmak için yeşil lojistik çalışmalarını hızlandırdı. Tüm bu süreçte sektör devlerine düşen sorumluluk ise hayli büyük. Çünkü sektörün dönüşümündeki başarı, onların yatırımlarıyla doğrudan ilişkili.

Lojistik sektöründe küresel pazar payı yaklaşık yüzde 50 olan DHL Express de bu anlamda yaptığı her yatırımla dönüşümde kilit rol üstlenecek şirketlerden biri konumunda yer alıyor. Buradan hareketle küresel ticaret hacimlerine ilişkin analizlerinin anlatılması üzerine Meksika’da bir araya geldiğimiz DHL Express CEO’su John Pearson’a, şirketin sürdürülebilirliğe yönelik çalışmalarını sorduğumda doğrudan şu cevabı alıyorum: “Çok konuşmuyoruz ama çok şey yapıyoruz.” Peki nedir bu çok şey?..

Sürdürülebilir yakıta büyük yatırım yapıyoruz

Yeşil dönüşüm kapsamında her sektöre düşen sorumluluk ayrı, her biri kendi emisyonunu azaltmak için yeni yöntemler geliştiriyor. Bu anlamda lojistik sektörünün dönüşümünün de temelde havacılık yakıtına bağlı olduğu aşikâr. Geleneksel fosil yakıtlara kıyasla yenilenebilir veya düşük karbonlu kaynaklarla üretildiği için yüzde 65 daha az karbon salımına neden olan sürdürülebilir fosil yakıt (SAF) da, lojistik sektörünün yeşil dönüşümdeki gözbebeği. DHL Express olarak uçaklarda sürdürülebilir havacılık yakıtı kullandıklarının altını çizen DHL Express CEO’su John Pearson, “Dünya genelinde mevcut olan tüm sürdürülebilir havacılık yakıtının yüzde 15’ini satın aldık. Bu, bir otelin dünyadaki tüm bisküvilerin yüzde 15’ini alması gibi bir şey aslında. Biz bu alana çok büyük yatırım yapıyoruz evet ama tek başına bizimle de olmaz. Bunu hava yollarının ve diğer şirketlerin de yapması gerekir” dedi.

Tüm tesisler karbon nötr

Tüm tesislerinin karbon nötr olduğu bilgisini de veren John Pearson, “Ayrıca müşterilerimize de sürdürülebilirlik seçenekleri sunuyoruz. Go Green Plus adlı hizmetimizle 100 bin müşterimiz karbon ayak izini yüzde 30 azaltma sözü verdi. Üstelik bunun için yüzde 10 veya ne kadarı gerekiyorsa daha fazlasını ödemeye hazır olduklarını söylüyorlar. Hâlâ sattığımızın daha fazlasını satın alıyor olsak da doğru olanın bu olduğunu biliyoruz. Bunun yanı sıra ilk ve son mil taşımacılığında da elektrikli araç hedefleri üzerine çalışıyoruz. Yani biz DHL Express olarak konuşmayı bıraktık, eyleme geçtik” diye konuştu.

Yeteri kadar SAF satın alındığından emin olunmalı

Lojistik sektörüne sürdürülebilirlik için önerilerde bulunan John Pearson, “Öncelikle bir lojistik firmasının yeterli sürdürülebilir havacılık yakıtı aldığından emin olması gerekiyor. Bunun yanı sıra yeşil dönüşüme uygun yeni teknolojideki uçak tercihi de önemli. Çünkü yeni uçaklar, eski uçakların yerine geçerek daha düşük emisyon salımı yapıyor. Ve lojistik sektörü paydaşının bunu sağladığını bilmesi gerekiyor. Ayrıca kullanılan araçların elektrikli olduğundan da emin olmamız lazım” dedi.

Ticaret hacmi önümüzdeki beş yılda daha hızlı büyüyecek

DHL Express tarafından hazırlanan DHL Trade Atlas 2025 analizinden yola çıkarak küresel ticaret hacmine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan John Pearson, “DHL Trade Atlas 2025 son derece cesaret verici bilgiler ortaya koyuyor. Dünya genelinde gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde ticaretin büyümesi için hala önemli bir potansiyel var. Uluslararası ticaretin 2008 mali krizi ve COVID-19 salgınından gümrük tarifeleri ve jeopolitik çatışmalara kadar akla gelebilecek her türlü zorluğa karşı koymaya devam ettiğini görmek etkileyici. Günümüzün küresel iş ortamında DHL, maliyet ve risk arasında dengeli bir yaklaşım oluşturarak müşterilerin tedarik zincirlerini yeniden değerlendirmelerine yardımcı olabilir ve bu zincirlerin hem verimli hem de güvenli olmasını sağlayabilir. ABD’nin politika değişikliklerine rağmen küresel ticaret hacmi 2024 yılında toparlandı ve önümüzdeki beş yıl boyunca, önceki on yıla kıyasla daha hızlı büyüyeceği tahmin ediliyor” dedi.

Türkiye, ticari büyümeyi destekleyen 20 ülkeden biri

Ticari büyümeyi destekleyen 20 ülke arasında Türkiye’nin de yer aldığını belirten DHL Express CEO’su John Pearson, “Türkiye her zaman en hızlı büyüyen pazarlarımız arasında yer aldı. Türkiye’de hava, deniz, kara taşımacılığının yanı sıra yurtiçi ekspress teslimatlar konusunda çok güçlü bir varlığımız var. Yetenekli iş gücü açısından Türkiye bizim için önemli bir ülke. Büyüme açısından çok güçlü bir ülke ve biz de DHL Express olarak Türkiye’deki yatırımlarımıza devam edeceğiz. Dubai, Güney Afrika, Kolombiya, Brezilya, Mısır, Filipinler, Vietnam, Tayland, Çin, Malezya ve Endonezya gibi ülkeler de DHL Express için büyük fırsatlar sunuyor” ifadelerini kullandı.

Teknolojiyi çalışmalara entegre ediyoruz

Dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarında aktif ilerlediklerini belirten DHL Express CEO’su John Pearson, “Strateji döngümüzün adı ‘Dijitalleşme 2025 2030 Hızlandırılmış Sürdürülebilir Büyüme’ idi. Bu dijitalleşme programları müşteri memnuniyetini artırmanın yanı sıra çalışan bağlılığını güçlendirmeyi ve operasyonel verimliliği geliştirmeyi de hedefliyor. Yapay zekâ, bot ve sürücüsüz araçlar gibi teknolojiler hızlı bir şekilde ilerliyor. Biz de işimize yarayanları kendi çalışmalarımıza entegre ederek çalışmalarımıza devam ediyoruz” ifadelerinde bulundu.

DHL Trade Atlas 2025 neler içeriyor?

DHL tarafından hazırlatılan ve New York Üniversitesi Stern School of Business’tan Steven A. Altman ve Caroline R. Bastian’ın yazdığı DHL Trade Atlas 2025 raporu, küresel ticaret ve beklentileri hakkında çok sayıda veriye dayalı içgörü ve analiz içeriyor. Raporun, iş dünyası liderleri, politikacılar, eğitimciler, öğrenciler, medya ve ilgili kamuoyu için güncel bir kaynak olduğu vurgulandı. Dünya ticaretinin, GSYİH’sinin ve nüfusunun yüzde 99’undan fazlasını oluşturan yaklaşık 200 ülke ve bölgenin ticaret modellerini özetleyen tek sayfalık kısa profiller de analizde yer aldı.

Küçük ülkeler daha fazla risk altında olacak

DHL Trade Atlas 2025 analizine ilişkin değerlendirmede bulunan NYU Stern’in Yönetimin Geleceği Merkezi’nde Kıdemli Araştırma Görevlisi ve DHL Küreselleşme Girişimi Direktörü olan Steven A. Altman ise “Küresel ticaret sistemine yönelik tehditler ciddiye alınmak zorunda olsa da küresel ticaret ekonomiler ve toplumlar için sağladığı büyük faydalar nedeniyle büyük bir direnç gösterdi. ABD önemli bir maliyetle ticaretten geri çekilebilecek olsa da, diğer ülkelerin ABD’yi bu yolda takip etmesi pek olası değil çünkü küçük ülkeler ticaretten küresel bir geri çekilmede daha.

Çin malı ürünler ABD ticareti için yeni yol arayışında

DHL Trade Atlas 2025 analizine göre ABD ve Çin’in yakın müttefiklerinden oluşan bloklar arasındaki ticaret, 2022 ve 2023 yıllarında bu bloklar içindeki ticarete kıyasla azalırken, bu düşüşler küçük çaplı oldu ve 2024 yılında devam etmedi. ABD ve Çin birbirleriyle olan ticaret paylarını azalttı, ancak bu anlamlı bir ‘ayrışma’ oluşturacak seviyede değil. Doğrudan ABD-Çin ticareti 2016’da dünya ticaretinin yüzde 3,5’i iken 2024’ün ilk dokuz ayında yüzde 2,6’ya düştü. Ancak, ABD hala ithalatının büyük bir kısmını dünyanın geri kalanı gibi Çin’den yapıyor.

Önceki

Personel ve usta açığına ‘hükümlü ve tutuklu’ formülü

Sonraki

New York borsası, karışık seyirle kapandı

Son gönderi Blog

Don't Miss

Şirketleri siyasi tartışmanın dışında tutmamız lazım

İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan ekonomik boykot

Bakan Bolat’tan ‘boykot’ tepkisi: Bugün iktisada sahip çıkma günü

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "boykot çağrılarına" karşı alışveriş yaparak, "Bugün