Bugün: Nisan 4, 2025
Nisan 3, 2025
9 dk. okuma

Şirketleri siyasi tartışmanın dışında tutmamız lazım

İş dünyası boykot çağrıla­rına tepki gösterdi. İstan­bul Büyükşehir Beledi­yesine yönelik yolsuzluk so­ruşturması sonrası başlatılan ekonomik boykot çağrılarına ilişkin açıklamalar yapan iş dünyası temsilcileri, şirketle­rin hedef haline getirilmesine eleştirdi. İşte iş dünyası tem­silcilerinin görüşleri:

TOBB Başkanı Rifat Hi­sarcıklıoğlu: Üreten, istih­dam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıla­rı yanlıştır. Şirketlerimiz si­yasi tartışmaların dışında tu­tulmalıdır.

İTO Başkanı Şekib Avda­giç: Türkiye, bir aklıselim ül­kesidir. Köklü devlet gelene­ğiyle, kısır siyasi çatışmaların savuracağı bir ülke olamaz. Kaybedenin Türkiye’nin şir­ketleri, Türkiye’nin ekonomi­si, 86 milyon vatandaşımızın fedakarlığıyla oluşturduğu üretim birikimi olmasına izin vermemeliyiz. Türkiye’nin yerli ve bağımsız ekonomisi­nin ürünü ve istihdam kayna­ğı olan şirketlerine saldırıla­maz.”

“Dengeler sarsılmamalı”

İSO Başkanı Erdal Bah­çıvan: Son günlerde ülke­mizde ticari hayatı sekteye uğratacak, üretim hayatın­da olumsuz sonuçlar doğura­cak çağrılar konusunda dik­katli ve duyarlı olunmalıdır. Üretim ve ticaret hayatındaki dengelerin sarsılması, tahrip edilmesi yerine; demokrasi­nin ve yasaların sınırları için­de hareket edilmesinin ülke­miz için yararlı olacağını dü­şünüyorum.

ATO Başkanı Gürsel Ba­ran: Boykot, yerli ve milli üre­timin, ticaretin, istihdamın ve vergi gelirlerinin altına mayın döşemek olur. Tüccarımızın, sanayicimizin, işçimizin alın terini, milletimizin geleceğini heba etmemeliyiz. Üreticisin­den işletme sahibine, tedarik­çisinden çalışanına, milleti­mizin her bir ferdine olumsuz yansımaları olacak çağrılara prim vermeyelim.

ASO Başkanı Seyit Ardıç: Üretim ve istihdamın devam­lılığı ekonomik bağımsızlığın temel şartlarındandır. Üre­tim, istihdam sağlayan firma­larımız için risk oluşturacak her türlü eylem ve boykottan kaçınmalıyız. İçinden geçti­ğimiz bu zorlu sürecin, top­lumumuzun tüm kesimlerini tatmin edecek itidalli bir an­layışla aşılacağına inancımız tamdır.

ADASO Başkanı Zeki Kı­vanç: Ticaretin ve üretimin siyasi tartışmalara malzeme edilmesi yalnızca şirketleri­mize değil ülkemizin ekono­mik istikrarına da zarar ve­rir. Güçlü bir ekonomi için girişimcilerimizin, sanayici­lerimizin ve yatırımcılarımı­zın desteklenmesi, onların önünün açılması gerekmek­tedir.

Adana Ticaret Oda­sı Başkanı Yücel Bayram: Boykot bizim için yok hük­mündedir. Dünyanın hiçbir yerinde siyasi bir eylem, üre­ten, istihdam sağlayan ekono­minin can damarı olan işlem­lerin zarar görmesi üzerine inşa edilmemiştir.

“Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var”

ATSO Başkanı Yusuf Ha­cısüleyman: Üretim ve istih­damın devamı, ekonomik ba­ğımsızlığın temel unsurların­dandır. Üretimin ve istihdam devam etmeli. Üretim ve istih­dam sağlayan üyelerimiz için olumsuz olabilecek her türlü davranıştan kaçınmalıyız.

BTSO Başkanı İbrahim Burkay: Üreten, istihdam sağlayan ve yatırım yapan şir­ketlerimizi hedef göstermek, ülkemizin ekonomik gelece­ğine zarar vermektir. Üretim ve ticaret, siyasi tartışmaların parçası haline getirilmemeli, emeğiyle ayakta duran, binler­ce insanımıza iş imkanı sunan işletmelerimiz bireysel tepki­lerin hedefi olmamalıdır.

GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu: Ülkemizin üretimi, istihdamı ve ihracatı için var gücüyle çalışan şirket­lerin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Birlik, beraberlik ve dayanış­maya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan bir dö­nemde boykot, ülkemize ve ekonomik dengeye zarar verir.

GSO Başkanı Adnan Ün­verdi: Ekonominin itici gücü, üreten, istihdam sağlayan, ya­tırımlarıyla ülke kalkınması­na katkıda bulunan firmalara yönelik siyasi saiklerle boykot ve benzeri yaklaşımları doğru bulmuyoruz. “Düşüncemiz ne olursa olsun her iş kendi mec­rasında yapılmalı, ülkemize zarar vermemeli.

İZTO Başkanı Mahmut Özgener: Ülkemizde tica­ri hayatın sıkıntılı günlerden geçtiği bu dönemde, üretim ve ticaret hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak her tür­lü çağrının bu bedelleri artır­ması ve gün sonunda hepimize olumsuz yansıması söz konu­sudur. Bu konuda herkesi sağ­duyulu ve sorumluluk bilinci ile hareket etmeye davet edi­yoruz.

EBSO Başkan Ender Yor­gancılar: Ülkemizin üretim ve ticari hayatını olumsuz et­kileyecek bildiriler konusun­da itidalli olunması, ülkemi­zin üreten gücünün hedef gös­terilmemesi gerekiyor. İşçisi, emekçi, öğrenci, çiftçisi, sana­yicisi ve taciriyle hepimiz, top­lumumuzun ayrılmaz parçala­rıyız. Toplumu ayrıştırmadan sağduyu ile hareket etmeyi or­tak bir sorumluluk olarak gö­rüyorum.

Konya Ticaret Odası Baş­kanı Selçuk Öztürk: İşletme­lerimize yönelik her türlü siya­si boykota karşıyız. Bu tip çağ­rılar işletmelere olduğu kadar ülke ekonomisine de çok ciddi zarar verir.

Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Büyükeğen: Türkiye itidal­li ve sağduyulu olunması ge­reken bir dönemden geçiyor. Enflasyonla mücadele ettiği­miz bu dönemde ülkemizin sanayi üretimine, ticari haya­tına olumsuz yansıyabilecek her türlü davranıştan uzak durulmalı.

“Ülke ekonomisi siyaset üstüdür”

Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğ­lu: Ekonomik faaliyetlerimiz, üretim gücümüz ve istihdam kapasitemiz, hepimizin ortak geleceğini şekillendirmekte­dir. Sanayi ve ticaret, siyasi çekişmelerin değil, kalkınma hedeflerimizin odak noktası olmayı sürdürmelidir.

Denizli Ticaret Oda­sı Başkanı Uğur Erdo­ğan: Milletimizin geleceği­nin temel direkleri olan tüc­carımızın, sanayicimizin, esnafımızın ve çalışanlarımı­zın emeğini ve alın terini he­ba edemeyiz. Ülkemizi ancak birlik ve beraberlik içinde bü­yütüp geliştirebiliriz.

MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır: Ülke ekonomisi siyasetin üstünde bir konu­dur… Üretim ve hizmetlerin ürettiği ekmek hepimizin­dir. 85 milyonun, işine, aşına, genel ekonomiye zarar vere­cek, sadece ses getirmesi uğ­runa büyük yararı yok sayan kararların ülkemizin ekono­misi ve demokrasisi adına bir yarar getireceğine inanmıyo­ruz. Çünkü yapılması istenen boykot kararı, amaçlanan he­defle ilgili değildir.

DEİK Başkanı Nail Ol­pak: Boykotlarla sadece şir­ketlerimiz değil, maalesef ül­ke ekonomimiz de yara ala­caktır. Hiçbir firmamız, siyasetin kendi arasındaki di­yaloglarının sonuçlarına ko­nu edilmemelidir.

MÜSİAD Genel Başka­nı Mahmut Asmalı: Boykot çağrıları yerli ve milli serma­yemizi zayıflatmaya, ekono­mik bağımsızlığımızı tehlike­ye atmaya ve küresel serma­yeye alan açmaya yönelik açık bir girişimdir. İş dünyası, si­yasi tartışmaların dışında tu­tulmalı ve tüm paydaşlar, ül­kemizin refahı için ortak akıl­la hareket etmelidir.

“Ahi esnaf zor duruma düşürülmemeli”

ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın: Süreci bu bo­yuta çekmek, ülke ekonomi­sini hedef almak bir duruş de­ğil, aksine akıl tutulmasıdır. Hukuki süreci de hukukçu­larınız ile yürütürsünüz. İn­sanları sokaklara döküp karşı karşıya getirerek, ülkemizin ve milletimizin refahı için ge­ce gündüz çabalayan üretici­lerimizi hedef alarak süreci yürütemezsiniz.

TESKOMB Başkanı Ab­dulkadir Akgül: Ahi esnafı­mızı zor duruma düşürecek her türlü eylem ve söylem­lerden uzak durmalıyız. As­rın felaketi depremde, sel fe­laketlerinde, ekonomik da­ralma yaşanılan zamanlarda olduğu gibi bugünde esnaf ve sanatkarlarımıza her türlü desteği sağlamaya gayret ede­ceğimizi buradan ifade etmek istiyorum.”

TESK Başkanı Bende­vi Palandöken: Esnaf ve sa­natkara destek olunmalı, ti­caret durdurulmamalı. Bu ekonomik zorlukta müşte­risine hizmet etmeye çalı­şan esnaf ve sanatkara destek olunmalı ve ticaret durdurul­mamalı.

TÜRES Genel Başkanı Ramazan Bingöl: Bu çağrı ülkemiz ekonomisini hedef alırken, yerli ve milli marka­larımız ile küçük esnafımızı zor durumda bırakacaktır. Bu çağrılarla Türkiye’deki farklı siyasi görüşlerden tüm esna­fımız, üreticimiz ve işletme­lerimiz hedef alınıyor. Bu du­rumun hiç kimseye bir fayda­sı olmadığı gibi ekonomiye de zarar verecektir.

Bolat, esnafı ziyaret etti, alışveriş yaptı

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına siyasiler tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı yaptıkları açıklamalarla boykotu eleştirdi. Ticaret Bakanı Bolat, “boykot” çağrılarına karşı esnafı ziyaret ederek alışveriş yaptı. Bolat, 2 Nisan, Türkiye ekonomisinde tarihi bir gün olacak. Yapanlar, üretenler kazanacak, yıkmaya, durdurmaya çalışanlar kaybedecek” açıklaması yaptı. Bolat ayrıca, “Boykot çağrıları nedeniyle ticaretinde maddi kaybı olan esnafımız, şirket sahipleri ve hissedarların borçlar hukuku kapsamında tazminat davası açma hakları var, bu konuda kimse tereddüt etmesin” açıklaması yaptı.

Boykot rüzgarı fırtınaya dönüşebilir

Bağımsız araştırma şirketi AGS Global tarafından 27 Mart-1 Nisan 2025 tarihleri arasında gerçekleştirdiği araştırma boykotun etkilerine mercek tuttu. Katılımcıların %46,8’ini Z Kuşağına mensup gençlerin olduğu araştırmaya göre; katılımcıların bir markayı genel olarak boykot etme nedenleri arasında %72,3 ile markanın politik duruşu ilk sırada yer aldı. Bununla birlikte 10 katılımcıda 6’sı (%58,9) boykotların sonuç verdiğini söylerken, %36,9’u ise kısmen sonuç verdiğini düşünüyor. 10 Kişiden 8’i ise İsrail boykotunu destekliyor.

Katılımcılara bazı yerli markalara boykotun Türkiye ekonomisine zarar verip vermeyeceği sorulduğunda ise 10 kişiden 6’sı (%59,6) bunu “evet” diye cevaplıyor. %27,7’sinin cevabı “hayır” olurken, %12,8’i ise bu konuda kararsız olduğunu söylüyor. AGS Global Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, “Unutmamak gerekir ki boykotlar yalnızca kısa vadeli bir tepki değildir. Doğru yönetilmeyen bir kriz, markaların gelecekte de pazar payı kaybetmesine neden olabilir” ifadelerini kullandı.

Boykot çağrılarına ilişkin soruşturma başlatıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ayrıştırıcı söylemler ve bu söylemleri yayan kişilere yönelik resen soruşturma başlattığını açıkladı. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, bir süredir geleneksel ve sosyal medya yayın organlarında halkın bir kesiminin ekonomik etkinlikte bulunmasını engellemeye yönelik, kamuoyunda “boykot” çağrıları olarak bilinen ayrıştırıcı söylemler ve bu söylemleri yayan kişilerle ilgili resen soruşturma başlatıldığı bildirildi. Açıklamada, soruşturmanın “nefret ve ayrımcılık” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlarından açıldığı belirtildi.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

Önceki

Son dakika: Donald Trump yeni gümrük tanımlarını açıkladı! Hangi ülke ne kadar vergi ödeyecek?

Sonraki

Enflasyon hesaplamasında şeffaflık sağlayacak teklif

Son gönderi Blog

Don't Miss

Bakan Şimşek: AB ile iktisatta diyalog uygun başladı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB)

Trump: Piyasalardaki “sert düşüşe” karşın tarifeler trilyonlarca dolar kazandıracak

ABD Başkanı Donald Trump, piyasalarda "sert düşüşün" beklenebileceğini ancak "karşılıklı