İş dünyası boykot çağrılarına tepki gösterdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan ekonomik boykot çağrılarına ilişkin açıklamalar yapan iş dünyası temsilcileri, şirketlerin hedef haline getirilmesine eleştirdi. İşte iş dünyası temsilcilerinin görüşleri:
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu: Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır.
İTO Başkanı Şekib Avdagiç: Türkiye, bir aklıselim ülkesidir. Köklü devlet geleneğiyle, kısır siyasi çatışmaların savuracağı bir ülke olamaz. Kaybedenin Türkiye’nin şirketleri, Türkiye’nin ekonomisi, 86 milyon vatandaşımızın fedakarlığıyla oluşturduğu üretim birikimi olmasına izin vermemeliyiz. Türkiye’nin yerli ve bağımsız ekonomisinin ürünü ve istihdam kaynağı olan şirketlerine saldırılamaz.”
“Dengeler sarsılmamalı”
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan: Son günlerde ülkemizde ticari hayatı sekteye uğratacak, üretim hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak çağrılar konusunda dikkatli ve duyarlı olunmalıdır. Üretim ve ticaret hayatındaki dengelerin sarsılması, tahrip edilmesi yerine; demokrasinin ve yasaların sınırları içinde hareket edilmesinin ülkemiz için yararlı olacağını düşünüyorum.
ATO Başkanı Gürsel Baran: Boykot, yerli ve milli üretimin, ticaretin, istihdamın ve vergi gelirlerinin altına mayın döşemek olur. Tüccarımızın, sanayicimizin, işçimizin alın terini, milletimizin geleceğini heba etmemeliyiz. Üreticisinden işletme sahibine, tedarikçisinden çalışanına, milletimizin her bir ferdine olumsuz yansımaları olacak çağrılara prim vermeyelim.
ASO Başkanı Seyit Ardıç: Üretim ve istihdamın devamlılığı ekonomik bağımsızlığın temel şartlarındandır. Üretim, istihdam sağlayan firmalarımız için risk oluşturacak her türlü eylem ve boykottan kaçınmalıyız. İçinden geçtiğimiz bu zorlu sürecin, toplumumuzun tüm kesimlerini tatmin edecek itidalli bir anlayışla aşılacağına inancımız tamdır.
ADASO Başkanı Zeki Kıvanç: Ticaretin ve üretimin siyasi tartışmalara malzeme edilmesi yalnızca şirketlerimize değil ülkemizin ekonomik istikrarına da zarar verir. Güçlü bir ekonomi için girişimcilerimizin, sanayicilerimizin ve yatırımcılarımızın desteklenmesi, onların önünün açılması gerekmektedir.
Adana Ticaret Odası Başkanı Yücel Bayram: Boykot bizim için yok hükmündedir. Dünyanın hiçbir yerinde siyasi bir eylem, üreten, istihdam sağlayan ekonominin can damarı olan işlemlerin zarar görmesi üzerine inşa edilmemiştir.
“Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var”
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman: Üretim ve istihdamın devamı, ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarındandır. Üretimin ve istihdam devam etmeli. Üretim ve istihdam sağlayan üyelerimiz için olumsuz olabilecek her türlü davranıştan kaçınmalıyız.
BTSO Başkanı İbrahim Burkay: Üreten, istihdam sağlayan ve yatırım yapan şirketlerimizi hedef göstermek, ülkemizin ekonomik geleceğine zarar vermektir. Üretim ve ticaret, siyasi tartışmaların parçası haline getirilmemeli, emeğiyle ayakta duran, binlerce insanımıza iş imkanı sunan işletmelerimiz bireysel tepkilerin hedefi olmamalıdır.
GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu: Ülkemizin üretimi, istihdamı ve ihracatı için var gücüyle çalışan şirketlerin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Birlik, beraberlik ve dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan bir dönemde boykot, ülkemize ve ekonomik dengeye zarar verir.
GSO Başkanı Adnan Ünverdi: Ekonominin itici gücü, üreten, istihdam sağlayan, yatırımlarıyla ülke kalkınmasına katkıda bulunan firmalara yönelik siyasi saiklerle boykot ve benzeri yaklaşımları doğru bulmuyoruz. “Düşüncemiz ne olursa olsun her iş kendi mecrasında yapılmalı, ülkemize zarar vermemeli.
İZTO Başkanı Mahmut Özgener: Ülkemizde ticari hayatın sıkıntılı günlerden geçtiği bu dönemde, üretim ve ticaret hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak her türlü çağrının bu bedelleri artırması ve gün sonunda hepimize olumsuz yansıması söz konusudur. Bu konuda herkesi sağduyulu ve sorumluluk bilinci ile hareket etmeye davet ediyoruz.
EBSO Başkan Ender Yorgancılar: Ülkemizin üretim ve ticari hayatını olumsuz etkileyecek bildiriler konusunda itidalli olunması, ülkemizin üreten gücünün hedef gösterilmemesi gerekiyor. İşçisi, emekçi, öğrenci, çiftçisi, sanayicisi ve taciriyle hepimiz, toplumumuzun ayrılmaz parçalarıyız. Toplumu ayrıştırmadan sağduyu ile hareket etmeyi ortak bir sorumluluk olarak görüyorum.
Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk: İşletmelerimize yönelik her türlü siyasi boykota karşıyız. Bu tip çağrılar işletmelere olduğu kadar ülke ekonomisine de çok ciddi zarar verir.
Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Büyükeğen: Türkiye itidalli ve sağduyulu olunması gereken bir dönemden geçiyor. Enflasyonla mücadele ettiğimiz bu dönemde ülkemizin sanayi üretimine, ticari hayatına olumsuz yansıyabilecek her türlü davranıştan uzak durulmalı.
“Ülke ekonomisi siyaset üstüdür”
Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu: Ekonomik faaliyetlerimiz, üretim gücümüz ve istihdam kapasitemiz, hepimizin ortak geleceğini şekillendirmektedir. Sanayi ve ticaret, siyasi çekişmelerin değil, kalkınma hedeflerimizin odak noktası olmayı sürdürmelidir.
Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan: Milletimizin geleceğinin temel direkleri olan tüccarımızın, sanayicimizin, esnafımızın ve çalışanlarımızın emeğini ve alın terini heba edemeyiz. Ülkemizi ancak birlik ve beraberlik içinde büyütüp geliştirebiliriz.
MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır: Ülke ekonomisi siyasetin üstünde bir konudur… Üretim ve hizmetlerin ürettiği ekmek hepimizindir. 85 milyonun, işine, aşına, genel ekonomiye zarar verecek, sadece ses getirmesi uğruna büyük yararı yok sayan kararların ülkemizin ekonomisi ve demokrasisi adına bir yarar getireceğine inanmıyoruz. Çünkü yapılması istenen boykot kararı, amaçlanan hedefle ilgili değildir.
DEİK Başkanı Nail Olpak: Boykotlarla sadece şirketlerimiz değil, maalesef ülke ekonomimiz de yara alacaktır. Hiçbir firmamız, siyasetin kendi arasındaki diyaloglarının sonuçlarına konu edilmemelidir.
MÜSİAD Genel Başkanı Mahmut Asmalı: Boykot çağrıları yerli ve milli sermayemizi zayıflatmaya, ekonomik bağımsızlığımızı tehlikeye atmaya ve küresel sermayeye alan açmaya yönelik açık bir girişimdir. İş dünyası, siyasi tartışmaların dışında tutulmalı ve tüm paydaşlar, ülkemizin refahı için ortak akılla hareket etmelidir.
“Ahi esnaf zor duruma düşürülmemeli”
ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın: Süreci bu boyuta çekmek, ülke ekonomisini hedef almak bir duruş değil, aksine akıl tutulmasıdır. Hukuki süreci de hukukçularınız ile yürütürsünüz. İnsanları sokaklara döküp karşı karşıya getirerek, ülkemizin ve milletimizin refahı için gece gündüz çabalayan üreticilerimizi hedef alarak süreci yürütemezsiniz.
TESKOMB Başkanı Abdulkadir Akgül: Ahi esnafımızı zor duruma düşürecek her türlü eylem ve söylemlerden uzak durmalıyız. Asrın felaketi depremde, sel felaketlerinde, ekonomik daralma yaşanılan zamanlarda olduğu gibi bugünde esnaf ve sanatkarlarımıza her türlü desteği sağlamaya gayret edeceğimizi buradan ifade etmek istiyorum.”
TESK Başkanı Bendevi Palandöken: Esnaf ve sanatkara destek olunmalı, ticaret durdurulmamalı. Bu ekonomik zorlukta müşterisine hizmet etmeye çalışan esnaf ve sanatkara destek olunmalı ve ticaret durdurulmamalı.
TÜRES Genel Başkanı Ramazan Bingöl: Bu çağrı ülkemiz ekonomisini hedef alırken, yerli ve milli markalarımız ile küçük esnafımızı zor durumda bırakacaktır. Bu çağrılarla Türkiye’deki farklı siyasi görüşlerden tüm esnafımız, üreticimiz ve işletmelerimiz hedef alınıyor. Bu durumun hiç kimseye bir faydası olmadığı gibi ekonomiye de zarar verecektir.
Bolat, esnafı ziyaret etti, alışveriş yaptı
İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarına siyasiler tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı yaptıkları açıklamalarla boykotu eleştirdi. Ticaret Bakanı Bolat, “boykot” çağrılarına karşı esnafı ziyaret ederek alışveriş yaptı. Bolat, 2 Nisan, Türkiye ekonomisinde tarihi bir gün olacak. Yapanlar, üretenler kazanacak, yıkmaya, durdurmaya çalışanlar kaybedecek” açıklaması yaptı. Bolat ayrıca, “Boykot çağrıları nedeniyle ticaretinde maddi kaybı olan esnafımız, şirket sahipleri ve hissedarların borçlar hukuku kapsamında tazminat davası açma hakları var, bu konuda kimse tereddüt etmesin” açıklaması yaptı.
Boykot rüzgarı fırtınaya dönüşebilir
Bağımsız araştırma şirketi AGS Global tarafından 27 Mart-1 Nisan 2025 tarihleri arasında gerçekleştirdiği araştırma boykotun etkilerine mercek tuttu. Katılımcıların %46,8’ini Z Kuşağına mensup gençlerin olduğu araştırmaya göre; katılımcıların bir markayı genel olarak boykot etme nedenleri arasında %72,3 ile markanın politik duruşu ilk sırada yer aldı. Bununla birlikte 10 katılımcıda 6’sı (%58,9) boykotların sonuç verdiğini söylerken, %36,9’u ise kısmen sonuç verdiğini düşünüyor. 10 Kişiden 8’i ise İsrail boykotunu destekliyor.
Katılımcılara bazı yerli markalara boykotun Türkiye ekonomisine zarar verip vermeyeceği sorulduğunda ise 10 kişiden 6’sı (%59,6) bunu “evet” diye cevaplıyor. %27,7’sinin cevabı “hayır” olurken, %12,8’i ise bu konuda kararsız olduğunu söylüyor. AGS Global Kurucusu ve CEO’su Ahmet Güler, “Unutmamak gerekir ki boykotlar yalnızca kısa vadeli bir tepki değildir. Doğru yönetilmeyen bir kriz, markaların gelecekte de pazar payı kaybetmesine neden olabilir” ifadelerini kullandı.
Boykot çağrılarına ilişkin soruşturma başlatıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ayrıştırıcı söylemler ve bu söylemleri yayan kişilere yönelik resen soruşturma başlattığını açıkladı. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, bir süredir geleneksel ve sosyal medya yayın organlarında halkın bir kesiminin ekonomik etkinlikte bulunmasını engellemeye yönelik, kamuoyunda “boykot” çağrıları olarak bilinen ayrıştırıcı söylemler ve bu söylemleri yayan kişilerle ilgili resen soruşturma başlatıldığı bildirildi. Açıklamada, soruşturmanın “nefret ve ayrımcılık” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlarından açıldığı belirtildi.